GELİŞİM
ve BARIŞ İÇİN SPOR
Seden
CHOUSEINOGLOU
Beykent
Eğitim Kurumları
İngilizce
Bölüm Başkanı
Menfaatlerin
sık sık çatıştığı, çıkarların ön plana çıktığı savaşların hala
sürdüğü bir dünyada, sürdürülebilir barış ve kalkınmadan bahsedebilmek
için, kat etmemiz gereken uzun bir yol olduğunu görüyoruz. Kat
edeceğimiz bu yolu kısaltmak için en etkin, en dinamik tetikleyicileri
bulmak ve harekete geçirmek yapılabilecek en akıllıca davranışlardan
biri olacaktır.
21. yüzyılda her yönü ile olgunlaştırılmaya çalışılan ‘bilgi
toplumu’ ve ‘bilgi ekonomisi’ gibi akımların temeline de baktığımızda
‘Araştırmak’ ‘Öğrenmek’ ‘İşbirliği yapmak’ ‘Üretmek’ ve ‘Paylaşmak’
gibi kavramlar yatmaktadır. Bütün bunları yapabilmek için de
huzur ve barış dolu bir ortama ihtiyaç vardır. Öyleyse insanları
huzur içinde üretmeye teşvik edebilmek için bir araya getirmenin
yollarını aramalıyız.Bir araya gelmek o kadar da kolay bir iş
değildir. Sağlam bir altyapıya ihtiyacı vardır. Her şeyden önce
başkalarına karşı saygı, dürüstlük, adalet, eşitlik, güven,
işbirliği gibi kavramları çok iyi tanıyor ve uyguluyor olmamız
gerekir. Bütün bu değerleri vermek ve gerekli altyapıyı oluşturmak
için de ‘Spor’ gibi önemli bir dinamikten yararlanılabilir.
Sporun evrensel ve zengin doğasına baktığımızda pek çok değeri
rahatlıkla işleyebileceğimizi görürüz. ‘Spor’ kelimesini iyice
araştırmak ve anlamak gerek. Bu olguyu incelediğimizde; ahlaki,
toplumsal, kültürel, politik, ekonomik gibi pek çok değeri rahatlıkla
ve doğal bir şekilde bu çatı altında işleyebiliriz. Toplumda
bir arada yaşamayı kolaylaştıracak hoşgörü, işbirliği, saygı,
dürüstlük gibi temel ahlaki değerleri spor uygulamaları ile
kazanmak ve çok küçük yaştaki çocuklara beden eğitimi derslerinde
vermek mümkündür.
Spor aracılığı ile verilebilecek
ve kazanılabilecek değerleri şu şekilde sıralayabiliriz:
İşbirliği-İletişim-Kurallara Saygı-Problem
Çözme-Anlayışlı Olma-Sosyal Bağlar Kurma Liderlik-Başkalarına
Saygılı Olma-Emeğin Değerini Anlama ve Takdir Etme-Kazanma-Kaybetme-Rekabet
Etme-Adil Oyun (Erdemli Olma)-Paylaşma-Başkalarına Güven-Kendine
Güven-Hoşgörü-Ekip Çalışması-Disiplin-Esneklik-Saygı…
Sporun
toplumsallaşmadaki rolüne baktığımızda sosyal yaşamın anahtarını
oluşturmaktadır. Bireylerin yavaş yavaş topluma kazandırılmalarında
yani sosyalleşmelerine ve dengeli sosyal ilişkiler kurmalarına,
kendilerini daha kolay ifade etmelerine yardımcı olduğunu ve
katkıda bulunduğunu görmemek mümkün değildir.
Bu değerlerin yanında sporun ekonomik
bir boyutunun da olduğunu unutmamak gerekir. Spor sektöründe
eğitmenlik, yöneticilik, antrenörlük gibi dallarda pek çok kişiye
meslek sağlayarak istihdama katkıda bulunmaktadır. Ayrıca üretim
sektöründe de, spor malzemeleri başlı başına bir alanı oluşturmaktadır.
Bütün bunların yanında bu dinamik
olgunun, bazen de örgütsel siyasetin yani politikanın ulusları
bir araya getirmede çok güçlük yaşadığı anlarda bile oldukça
etkin bir ivme kazandırdığını gözlemleriz. Örneğin, birbirleri
ile anlaşmada güçlük yaşayan farklı ırklar, dinler, cinsiyetler
sportif organizasyonlar aracılığı ile bir araya gelerek en tepedekilere
örnek teşkil edecek şekilde anlaşılabileceğini kanıtlarlar.
Olimpiyat organizasyonu da bunun en açık örneğidir. Dünyanın
dört bir tarafından gelen farklı katılımcılara hiçbir farlılık
gözetmeden ev sahipliği yapan bir organizasyondur. Eşitlik ve
erdemlilik gidi olguları güdüleyen Adil-Oyun kavramı da bu organizasyonlar
esnasında gelişmiş bir değerdir.
Her halde sporun sağlığa ve insanların bireysel gelişimine olan
katkıları da hiç tartışılamaz. Spor; bedensel, ruhsal ve zihinsel
sağlığın korunmasına ve iyileştirilmesine tıbbın yanında alternatif
olarak görülebilir. Spor yapan kişilerin vücutlarının daha dirençli,
psikolojik olarak daha rahat ve daha hızlı düşünebilen bireyler
olduğu söylenebilir. Dünya sağlık örgütü (WHO) yaptığı araştırmalarda
spor yapma oranın yüksek olduğu ülkelerde sağlık masraflarının
daha düşük olduğunu gözlemlemiştir. Buda sporun insanlara en
önemli katkılarından biri olarak değerlendirilebilir.
İnsan hayatında ve gelişiminde
çok önemli tetikleyicilerden biri olan bu olgudan eğitimde maksimum
düzeyde yararlanmamak, eğitimciler ve öğrenciler için çok büyük
bir eksiklik ve kayıp olur. Beden eğitimi derslerinin kalitesinin
yükseltilmesi, uygulamalardaki yeniliklerin takip edilmesi,
diğer dersler ile işbirliğinin artırılması gelecekte insan yaşamının
kalitesinin artacağının da bir garantisidir. Toplumun her bireyine
en erken yaşta spor yaparak elde edilecek değerleri göstermek
ve yaşatmak eğitimin en öncelikli hedeflerinden biri olmalıdır.Çünkü
çocuk hakları sözleşmesinin 31. maddesi ile çocuğun dinlenme,
boş zaman değerlendirme, oyun oynama, kültürel ve sanatsal etkinliklere
katılma hakkı korunma altına alınmıştır.
Daha sağlıklı, mutlu, huzurlu
ve üretken bir gelecek için; eğitimcilerin ‘Her Yerde, Her Yaşta,
Herkes için Spor Gereklidir’ felsefesini sınıf ve ders sınırlarının
dışına taşımasına yaşam boyu öğrenim metodu ile yardımcı olursak
insan oğlunun kendisi için ömür boyu yararlanabileceği bir yatırım
yapmasını sağlarız!