Dört Yıllık Lise Eğitimi

Doç. Dr. İrfan ERDOĞAN

     Lise eğitiminin dört yıla çıkarılması önemli bir değişikliktir. Bu değişikliği, eğitim sistemimizin niteliğini geliştirmek için bir fırsat olarak görmeliyiz. Böylece ilköğretim ile ÖSS arasına sıkışıp kalmış olan lise daha anlamlı ve işlevsel bir kademe haline dönüşebilir. Milli Eğitim Bakanının açıklamalarına bakılırsa değişiklik liselere sadece bir yıl eklemekten ibaret değil. Ortaöğrretimin kalitesiyle ilgili önemli adımlar atılmış gibi görünüyor.

     Öncelikle Dört yıllık programda Birinci Sınıfın bir nevi yönelme ve hazırlık devresi gibi düşünülmesi isabetlidir. Bu düzeyde okul değiştirebilme imkanının olması da doğrudur. Birinci Sınıf nasıl bir geçiş evresi olarak düşünülüyorsa aynı şekilde Dördüncü Sınıf da üniversiteye-hayata hazırlık ve geçiş evresi olarak düşünülmelidir. Bu doğrultuda Dördüncü Sınıfta öğrenci hem ÖYS’ ye hazırlanabilmeli hem de üniversite eğitimi için geçiş niteliğinde bir eğitim görebilmeli. Ayrıca bu sınıfı üniversite öncesi mesleği yönelmenin de gerçekleştiği bir sınıf olarak düşünmek gerekir. Dolayısıyla Birinci Sınıf ülke düzeyinde ortak bir altyapı kazandıracak evre, Dördüncü Sınıf da esnek bir programın gerçekleşeceği başka bir geçiş evresi olarak algılanmalıdır. Dört yıllık program, içeriği ve felsefesi itibarıyla 1+2+1 şeklinde ele alınmalıdır ve düzenlenmelidir.

     Lise eğitiminden sonra üniversiteye devam etmeyecek veya edemeyecek olan öğrencileri de düşünmek gerekir. Çünkü, üniversiteye devam etmeyecek öğrenciler için üniversite odaklı bir eğitim ve öğretim pek işlevsel olmayabilir. Bu durumda Dördüncü Sınıfın programını lise eğitiminden sonra hayata atılacak öğrencilere de bir donanım kazandıracak zenginliğe sahip olacak şekilde düzenlemek gerekir. Bunun için üniversiteye hazırlık odaklı derslerin dışında çalışma hayatına yönelik temel bir altyapı kazandırma amacını taşıyan dersler de geliştirilmelidir.

     Lise öğretimiyle ilgili yapılacak her değişiklik yüksek öğretimle yakından ilişkilidir. Bu nedenle yükseköğretimin ilgili kurumlarıyla da ortaöğretimin yapısıyla ilgili bu temel konuda birlikte çalışmalıdır. Bakanlığın şimdilik söz etmediği “lise bitirme sınavları” nın da olması gerekir. Böyle bir sınav, üniversiteye yönlendirme, lise eğitiminin daha nitelikli bir şekilde yapılması açısından işlevsel olabilir. Bu sınavlar ÖSYM ile işbirliği içinde ulusal düzeyde yapılmalıdır.

     İlköğretim programlarıyla ilgili değişiklik çalışmaları bir çok açıdan sorunlu olmuştur. Dört yıllık yeni lisenin ise farklı bir anlayış ve ruhla başarılı bir eğitim projesi olarak tarihe geçmesi mümkün görünmektedir.

Not: Yazı "artı eğitim Haziran-2005" dergisinden alıntıdır.