NEDEN
SOSYAL BİLİMLER LİSESİ ?
Prof.
Dr. Hüseyin Bağcı
ODTÜ, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi
SOSYAL
BİLİMLER LİSELERİNİN GEREKLİLİĞİ VE FAYDALI ÜZERİNE
Sözel
alanda başarılı, sosyal zekası yüksek öğrencilerin öğrenim göreceği
Sosyal Bilimler Liseleri, sosyal bilimler ve edebiyat branşlarında
ülkemizin gereksinim duyduğu üstün nitelikli bilim adamlarının
yetişmesini sağlayacaktır. Sosyal bilimlere yönelik zeka, ilgi
ve yetenekleri üst seviyede olan öğrencileri bu alanda yüksek
öğrenim için hazırlanacaktır. Fen liselerine öncelik vererek
yetenekleri bakımından bütün öğrencileri sayısal yeteneklerine
göre değerlendirerek sözel yetenekleri göz ardı etmek sosyal
bilimler alanında ülkeye büyük kazanımlar sağlayacak gençlerin
bu alandaki yeteneklerini köreltmektedir. Sosyal bilimler liseleri
aracılığıyla, öğrenciler araştırmaya teşvik edilecek; bu sayede
Türkiye’de sosyal bilimler alanının gelişmesi sağlanacaktır.
Öğrenciler, kültürel, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip
edebilecek düzeyde yabancı dil öğrenebilecektir.
Sosyal
bilimler liselerinin Avrupa’da çok örneği vardır. Bu liseler
vasıtasıyla devleti iyi tanıyan, siyaset ve bürokrasiye işlerlik
kazandıracak kültürlü, yeni bilgi ve projeler üretebilecek bireyler
yetiştirilebilir ve toplumun ekonomik ve kültürel kalkınmasına
katkı sağlanabilir. İlk kez 2003-2004 öğretim yılında, bir sosyal
bilimler lisesi eğitim öğretime açılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı
verilerine göre 2005 yılında OKS (ortaöğretim kurumları öğrenci
seçme sınavı) ile altı sosyal bilimler lisesine öğrenci kabul
edilirken, buna mukabil 70 fen lisesi öğrenci kabul etmiştir.
Aşağıdaki nedenlerden ötürü sosyal bilimler liselerinin sayısının
acilen arttırılması gerekmektedir.
Türkiye’de
bilim felsefesi izlenirken, maalesef, sosyal bilimler ile fen
bilimleri arasında ayrımcılık yapılmaktadır. Fen bilimleri “teknik
bilimler” olarak görülürken, sosyal bilimler “laf bilimleri”
olarak algılanmaktadır. Bu ise, bilim etiği açısından çok iç
açıcı bir durum değildir. Sosyal bilimler alanındaki gelişmeler
açısından bir ülkeyi diğer ülkelerle karşılaştırırken kullanılabilecek
en ciddi parametrelerden biri de Sosyal Bilimler Atıf İndeksi
(SSCI) kapsamına giren bilimsel dergilerde yayınlanan makale
sayılarıdır. Her ülkede Fen Bilimleri ile Sosyal Bilimlerin
yayın sayıları arasında büyük bir fark bulunmaktadır. Örneğin,
2003 yılı itibariyle, hem Türkiye hem de diğer ülkelere ait
bilimsel makale sayıları bakımından, fen ve sosyal bilimler
alanında önemli bir fark vardır. Ancak, dünya çapında yayınlanan
makale sayısı, Sosyal Bilimler Atıf İndeksi (SSCI) tipi makale
sayısından ortalama dokuz kat fazla iken, ülkemizde bu oran
yirmi altı kattır.
Geleceğin
anahtarı yaratıcı, araştırıcı, sorgulayıcı insan yetiştirilmesidir.
Türkiye, 21. yüzyılda varlığını güçlenerek sürdürmek için önceliklerini
iyi belirlemeli ve uluslararası düzeyde rekabete dayalı bilgi
birikimine sahip olmalı, bilgi üretmeli ve geleceğin gelişen
yapılarına hazırlıklı olmalıdır. Bilim ve teknoloji, zaten insan
faaliyeti sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, konusu insan
olan sosyal ve beşeri bilimler ikinci plana itilmemeli ve bütün
bilimler bütünleşik bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Sosyal
bilimler alanındaki gelişmeler bir toplumun gelişmişliğinin
göstergesidir. Sosyal bilimler, toplumu bireyi anlamaya, tarihsel
gelişimin ışığında topluma yön vermeye, toplumsal gelişmeler
doğrultusunda ekonomiye, teknolojiye ve bilimsel gelişmelere
kaynaklık edecek verileri elde etmeye, toplumun tarihsel kültürel
özelliklerini anlayarak planlama yapmaya katkıda bulunur. Bu
nedenlerden dolayı Beykent Sosyal Bilimler Lisesinin bu açığı
kapatmada önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum. Bu gibi liselerin
sayısının arttırılması ise eğitim politikalarının bir parçası
olması kaçınılmazdır. Bir üniversite öğretim üyesi olarak bu
işin ne kadar gerekli olduğunu tekrar etmeye gerek görmüyorum.
Türkiye’nin Sosyal Bilimler alanında önemli ‘’insan kaynağı’’
olarak gördüğüm bu liselerin sayısının artması ve arttırılması
dileği ile.