Dört Yıllık Lise Projesi Hemen Uygulanabilir mi?

Prof. Dr. Ali İlker GÜMÜŞELİ

     Türkiye’de uzun zamandan beri tartışmaları devam eden dört yıllık lise projesi 8 Haziran 2005 tarihinde Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamaları ile kesinleşmiş oldu. Proje çok kapsamlı ve heyecan verici. Ama önümüzdeki öğretim yılından itibaren uygulamaya konulması için gerekli koşullar hazırlandı mı? Doğrusu bu soruya evet demek biraz zor.

     Öncelikle lise öğretiminin dört yıla çıkartılması kararı ve buna ilişkin yapılacak uygulamaları genel olarak değerlendirdiğimizde, projenin orta öğretimle ilgili önemli soruların çözümüne katkı sağlayabileceğini ve bu açıdan da yararlı olacağını söyleyebiliriz. Uygulanması kararlaştırılan bu proje ile okulların sürelerinin dört yıla çıkartılmasının yanında; genel ve mesleki teknik liselerin yapı ve işleyişinde de çok önemli değişikliklerin gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda özetle önümüzdeki öğretim yılından itibaren Anadolu liseleri, Fen liseleri, yabancı dil ağırlıklı liselerdeki İngilizce hazırlık sınıfları kaldırılacak. Tüm liselerin müfredat programları 4 yıllık eğitime göre yeniden düzenlenecek. Genel liseler ile mesleki teknik liselerin birinci sınıfları ortak ders ve etkinliklerden oluşacak. Mesleki teknik liselerdeki programların tümü, yeni uygulama kapsamında getirilen sertifikasyon sistemi ile uyumlu hale getirilecek. Bunlara ek olarak gelecek dört yıl içerisinde birçok değişiklik daha kademeli olarak uygulamaya konulacak.

     Genel hatlardan da anlaşılacağı gibi, bu proje sadece okullarda yapılacak biçimsel, fiziksel ve sayısal iyileştirmelerle gerçekleştirilecek kadar basit bir değişim projesi değildir. Aksine tüm eğitim sistemini etkileyecek nitelikte kapsamlı, karmaşık ve aynı zamanda zihinsel devrimi gerektiren bir projedir. O halde böylesine önemli değişiklikleri içeren bir projeyi önümüzdeki öğretim yılından itibaren kolayca uygulamaya koymak olanaklı mıdır? Tabi ki değildir. Çünkü bu nitelikteki bir projenin kısa zamanda uygulamaya konulabilmesi için ekonomik koşullar, fiziksel koşullar vb. birçok koşulun yanında, en azından iki önemli koşulunun daha hazırlanmış olması gerekirdi. Bunlardan birisi proje için gerekli plan, program ve mevzuat alt yapısının hazır olması, diğeri de projeyi uygulayacak olan okul çalışanlarının hazır olmasıdır.

     Konuya ön koşullardan ilkini dikkate alınarak yaklaştığımızda, var olan durumun çok da ümit vereci olduğu söylenemez. Çünkü projenin önümüzdeki öğretim yılından itibaren uygulamaya konulabilmesi için, şimdiye kadar her bir okul türü bazında uygulamanın nasıl yapılacağına ilişkin detayların belirlenmiş olması, mevzuatın ve uygulama yönergelerinin hazırlanarak okullara gönderilmiş olması gerekirdi. Oysa kararın açıklandığı güne kadar yetkililerin demeçleri dışında, herhangi bir plan, program, mevzuat ya da yönergeden söz etmek olanaklı değildir. Dolayısıyla bu belirsizlikler içerisinde, liselerin gelecek üç ay içerisinde yeni müfredatla ilgili plan ve programlarını hazırlamaları ve uygulamaya hazır hale gelmeleri çok zor görünmektedir.

     Diğer yandan bu kadar kapsamlı ve karmaşık bir projeyi kolayca uygulayabilmek için öncelikle okul çalışanlarının projeye inanmaları ve onu uygulamaya hazır hale gelmeleri gerekir. Bunun yolu da projede görev alacak olan öğretmenlerin, rehberlik uzmanlarının ve okul yöneticilerinin hizmet içi eğitiminden geçer. Ancak ne yazık ki bu konuda da basit birkaç bilgilendirme toplantısı dışında herhangi bir şey yapılmış değildir. Bu da projenin önümüzdeki öğretim yılında uygulamasının önündeki en büyük engellerden bir diğerini oluşturacaktır.

     Sonuç olarak, ne kadar iyi niyetle yola çıkılırsa çıkılsın, sadece “belirsizlik” ve “uygulayıcıların eğitimsizliği” gibi iki önemli faktörü dikkate aldığımızda bile, liselerin dört yıla çıkarılması projesinin 2005-2006 yılında uygulamaya konulmasının çok kolay olmayacağını söyleyebiliriz.

Not: Yazı "artı eğitim Haziran-2005" dergisinden alıntıdır.